Bir lütuf ve bir lanet: ‘Senden hiç beklemezdim’

Ortaokuldaydım sanırım. Karne günü; tüm notlar 5, bir tane 4 var sanıyorum. Annemle bir arkadaşının evine gitmişiz. Arkadaşının kızının ortalama bir karnesi var, hatırladığım kadarı ile tek 5i var falan. Ama ballandıra ballandıra bana kendisine alınan karne hediyesini anlatıyor.  Benim karnem hep iyi gelir ama annem hiç karne hediyesi almaz bana? Almaz tabi, alıştırmışsın. Bak…

Gerçek performansa giden yol müşterek gayede – #İK2017 Zirve notları 1

Seyit Onbaşı’yı bilirsiniz değil mi? Bilmeyenler için hikayesi burada Hikayede en can alıcı bölümlerden biri: Çanakkale savaşından bir gün sonra Seyit Ali Onbaşı’dan top mermisi sırtında fotoğrafı çekilmesi istendi. Seyit Ali Onbaşı ne kadar zorlansa da top mermisini kaldıramadı. Sonra Seyit Ali Onbaşı “Yine savaş çıksın, yine kaldırırım” dedi. Bundan sonra ancak fotoğrafı tahta bir…

Ne iş yapar ki İK? Kapatalım gitsin mi?

Ekşi Sözlükte popüler bir entry “İK’cıların yaptığı iş” . Tahmin edilebileceği üzere büyük çoğunluğu insan kaynaklarını ve bu işle uğraşan profesyonelleri aşağılayan yorumlarla dolu. Şaşırdım mı? Hayır. İK da futbol gibi bu ülkede. Herkesin fikri var. Herkesin fikri elbet olmalı, yalnız bilgisi yok. Meslekten o kadar bihaber ki, bilgisi olması gerektiğine dair bir farkındalığı bile…

Yeni nesil işler: İngilizceniz varsa neler mümkün?

Her daim yeni bir şey öğrendiğim  Serdar Kuzuloğlu’nun geçen hafta attığı bir twitinden yola çıkıp neler öğrendim neler 🙂 Y neslinin iş yapma şekli, iş ile özel hayat denesi konusundaki fikri ve işyeri algısındaki farkın işyerine etki yaratacağına dair çok yazdım çizdim (1, 2, 3). Yalnız elde çok örnek yoktu, örneğin esnek çalışma üzerine, esnek çalışma dediğin…

Hala o iş görüşmesini unutamıyor musunuz?

Ben size burada büyük bir sır vereceğim ama biliyorum bu sırra inanmayacaksınız, ikna da olmayacaksınız. Bir kulağınızdan girecek, bir kulağınızdan çıkacak. Belki bir gün, çok görmüş geçirmiş ve bunlardan öğrenebilmişseniz, bu sırrı kendiniz yeni bir bilgiymiş, kendiniz keşfetmişsiniz gibi bir aydınlanma anı ile fark edeceksiniz. Aklınıza bunu yıllar önce okuduğunuz falan da gelmeyecek. Ama ben…

Bir umut hikayesi: TED 92’nin Burs Projesi

Bu blogda uzun zamandır sizlerle paylaşmak istediğim bir iyilik hikayesi vardı. Neredeyse 1 senedir aklımda, fırsat olmadı. Bir damlaya damlaya göl olur hikayesi. Bir “bir insan tek başına ne yapabilir ” hikayesi. Bir kelebek etkisi hikayesi. Bir umut hikayesi. Kısmet bugüneymiş. Umuda ve iyiliğe en çok inanmak istediğimiz günlerden birine.   Herşey 2012’de bir Facebook…

#SHRM16’dan: Güçlü hissetmenin dayanılmaz gücü

Bir işe girişmekten çekindiğimiz veya başaramadığımızda genellikle suçu 2 yerde ararız: Dış faktörler, engeller, koşullar, diğerleri vb. Yani elimizde olmayan sebepler. Kendi becerilerimizin yeterli olmaması. SHRM2016’da (1) en beğendiğim konuşmacılardan biri Alan Fine, buna 3. bir madde ekliyor: interference, yani parazit. Yine en beğendiğim konuşmacılardan Amy Cuddy ise paraziti azaltmak için son derece basit bir…