İplerimizi davranış bilimcilere kaptırır mıyız dersiniz?

Blogumu okuyanlar bilirler, davranış bilimcilerin yaptığı deneyler uzun süredir çok ilgilendiğim ve olabildiğince de okuyuculara aktarmaya çalıştığım bir konu. Dan Ariely’nin Coursera üzerinden verdiği “İrrasyonel Davranışlar” eğitiminde yaşadığım şaşkınlıktan “Kararlarımı ve kendimi ciddiye almıyorum” manifestosu yazmıştım, o zamandan beri bu konu çok ilgimi çekiyor. Yalnız ilk zamanlardan beri aklıma takılan bir soru vardı: “Madem kararlarımızı…

Teşekkür Cimriliği

Dün akşam bir arkadaşımın evinde yemekteyiz. Sevdiğimiz bir pizza dükkanından sipariş verdik. 15 dakika sonra sanırım pizza kapıdaydı, şaşırdık ne kadar hızlı geldiğine. Pizzadan bir lokma aldım, ef-sa-ne lezzetli… Pizzalardan biri Margarita, yani sadece peynirli pizza idi,  üzerine fesleğenli zeytinyağı gezdirmişler, inanılmaz lezzetli olmuş. Hamuru deseniz incecik. Kenarları gevrek. Pizza sıcacık. Arkadaşıma dedim ki “Daha…

Hilton: Müşteri Deneyimi Tasarlamak

Otelcilik sektörü kıyasıya rekabetin olduğu bir sektör. Otellerin standartları birbirine çok benzer, dolayısıyla iş fiyat rekabetine kalıyor gibi ama pazarlamaya az buçuk bulaşan herkes fiyat rekabetinin sonu olmadığını bilir. Hilton’un son birkaç senedir benzerlerinden sıyrılmak için başarılı bir strateji yürüttüğünü düşünüyorum. Hatta 3 strateji 🙂 En önemlisi, kendilerini “sık seyahate çıkan profesyonellerin oteli” olarak konumlandırdıklarını…

Markanın iyisi ayrılırken belli olur: Pronet’in yakışmayan vedası

Çok enteresan bir hikaye bu.  Tam 8 sene sürmüş bir müşteri ilişkisinin berbat sona erişinin hikayesi.  Hani insanlar için de derler ya, iyisi ayrılırken belli olur diye 🙂 Bizimki de o usul.  Paylaşmak istedim, meğer ‘seviyeli bir ilişki’, ‘seviyeli bir ayrılık’ garantisi değilmiş.  Kurumlar da insanlar gibi ayrılırken başkalaşabiliyormuş.  Ayrıntıları merak edenleri aşağıya alayım.  Merak…

Bitaksi: İş modeli sayesinde çaba sarfetmeden doğru işe alım yapan şirket

Bitaksi’yle İstanbullu taksicilerle ve yolcularla başa çıkamayan bir Ankaralı olarak tanışmıştım. Senede 2-3 gittiğim İstanbul’da taksi durdurmayı beceremiyordum, bir İstanbullu fırlayıp durdurduğum arabaya atlayıveriyordu. Hadi o savaşı kazandım taksiciyi gideceğim yere ikna etmeyi beceremiyordum (bu beceriler Ankara’da gerekmediği için gelişmemiş doğal olarak). Hadi bindim rallici mi taksici mi korku içinde gidiyordum, yavaş desem daha da…

Bir yaz akşamı beni bu markalar delirtti: IKEAA evimizin kabusuuu, Tatil.com internetten satış yaptığını bilmeyen firma

Ceplerinizi “yok artıkkk” larla doldurun, okurken bol bol kullanmanız gerekecek… IKEAAA evimizin kabusuuuu 9 Ağustos akşamı IKEA’dan mobilya aldık. Bugüne kadar yaratıcılığıyla, müşterinin ihtiyaç olduğunun farkında bile olmadığı ihtiyaçları bulabilen içgörüsüyle hayran olduğum IKEA’dan ilk defa nakliyeli montajlı bir alım yapıyorduk.  Akşamın 2200’sinde uzuuun bir sıra bekledikten sonra nakliye ve montaj randevusu için sıramız geldi.…

Paşabahçe: Çalışanla Rekabet Avantajı Yaratmak

Son 3 senedir yılbaşı hediyelerimi Paşabahçe’den alıyorum. Klasik bir Türk insanı tavrıyla son günlerde yapıyorum alışverişimi (kasada da mutlaka birileri Türk’üz işte yine son güne kaldık muhabbeti yapıyor oluyor 🙂 ).  Paşabahçe Aralık ayının son günlerinde deli kalabalık oluyor. Ve o kalabalıkta kimse de tek parça birşey alıp gitmiyor, ortalamada en az 5-6 parça alıyorlar.…