Organizasyonun Kararlarını Etkileyen Görünmez Figürler

Kurumsal hayatta yönetim basamaklarını tırmandıkça hayat yalnızlaşır. Gizli tutmanız gerekli bilgileri paylaşamadığınız sizden daha alt pozisyonda çalışan arkadaşlarınızla arkadaşlığınızın samimiyeti darbe yer. Bazı arkadaşlarınız ise pozisyonunuzdan fayda üretme çabasına girişir. Bir diğer grup “evet efendim”ci olur, sizden farklı düşüncelerini söylemekten imtina eder. Bazıları ise kendiliğinden geriye çekilir. Hiyerarşinin bu kadar önemsendiği bir kültürde, hiyerarşiye rağmen eşit iletişim kurmak az sayıda insanın başarabildiği bir dengedir.

Çevreniz daralınca organizasyonu duyma kapasiteniz de azalır. Güvendiğiniz az sayıda insandan akan bilgilere güvenmek durumunda kalırsınız. Oysa, organizasyonun sesini duymak için en gelişmiş, en sistematik mekanizmaları olan kurumlarda bile “sokakta konuşulanların” çoğu sokakta kalır, kurgulanan mekanizmalar bu sesleri yukarıya taşımaz. Bu sesleri yukarıya taşıyan insanlar ise kendi filtrelerinden geçirerek taşırlar. Dolayısıyla “en güvendiğiniz insanlar”ın filtresine güvenseniz dahi konuyu ona aktaranların filtresinden emin olamazsınız. Bu konuda farklı tuzakları okumak isterseniz Bir yöneticilik tuzağı: Gürültü yazıma göz atabilirsiniz.

HEAR

Kurumlarda resmi organizasyon şemasına parallel bir de yaşayan organizasyon şeması vardır. “Sosyal network / Social network” adı ile de geçen bu şemanın çıkarılması için çalışan şirketler var.

  • Hangi çalışanlarda bilgi birikiyor?
  • Hangi çalışanlara en çok başvuruluyor?
  • Organizasyonun “etkileyici / influencer”ları kimler?
  • Hangi çalışanlar güvenilir ve “başvurulan” çalışanlara dönüşmüş?

Bazı şirketler bu kişileri tespit ediyor. Bazen bir kurumda resmi organizasyonun tersine bir müdürün değil ona bağlı bir uzmanın tüm yükü çektiği bu analizle ortaya çıkabiliyor. Şirkette ciddi bir değişimi yönetmek istiyorsanız önce bu kişilerin desteğini almak büyük fark yaratıyor.

Bu “etkileyici” kişilerin, çok fazla çalışan ile arayüzleri olduğundan, fikirleri de bazen “çoğunluğun fikri” olarak algılanabiliyor. Onlar 10 kişiye düşüncelerini söylüyorlar, o 10 kişi diğerleri ile konuşuyor, işte bu gruptan 3 kişinin üst yöneticinin “en yakınları” ile teması var ise, buyrun size “herkes bunu konuşuyor” vakası. Bazen bir yöneticinin, “bu konuda çalışanların çoğundan talep var” zannederek verdiği bir kararın temeli, sadece 1 “etkileyici” kişinin talebi olması mümkün oluyor.

Bu “etkileyici” kişiler bazen organizasyonu, çalışanları ve süreçleri önemseyen, bağlı, iyi niyetli çalışanlar arasından çıkıyorlar. O zaman yukarıda anlattıklarım organizasyonun daha ileriye gitmesi için görünmez bir süreç olarak işliyor.

Oysa bazen bu kişiler, kendi gündemlerinden başka birşeyi önemsemeyen, manipülatif çalışanlar arasından da çıkabiliyor. Görünmez oldukları için de alınan kötü kararlar, “yahu bu iş nasıl oldu?” diye birbirine soran bakışlarla bakan yöneticiler arasında asılı kalıyor…

Photocredit:Teamwork Concept” by pakorn freedigitalphotos.net

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s