İK Profesyonelleri üst yönetimle iletişimi daha fazla önemsiyormuş. Şaşıran?

HR Magazine’in bu ayki sayısında İK profesyonelleri ile diğer çalışanların bağlılığını kıyaslayan enteresan bir makale var. Amerika’da yapılan araştırmaya göre üst yönetimin çalışanlarla kurduğu iletişim tüm çalışanların iş tatminini %50 etkilerken, İK profesyonellerinin iş tatminini %65 etkiliyormuş.  Hiç şaşırtıcı bir sonuç değil 🙂 Üst yönetimin çalışanlarla kurduğu iletişimin tonu ve kalitesinden direk etkilenen bir bölüm…

Çalışanın gelişimi kimin sorumluluğu?

Bu yazı da çalışanların gelişiminin ‘İK’nın işi’, çalışanın tek beklentisinin de ‘terfi’ olduğunu düşünenlere gelsin. Hem de farklı bir formatta gelsin 🙂 Performans yönetimi dönemi de gelmişken, çalışanla konuşurken topu taca atıp karşısındaki yönetimi veya İK’yı bahane eden yöneticilere kötü bir haberim var: Çalışan gelişimi sizin işiniz. Bu konuda kendinizi sorumlu (accountable*) hissetmelisiniz. Nasıl derseniz,…

Kendime yeni bir ben lazım diyorsanız

İnsan kendinden sıkılır bazen. Bazen de nedensiz bir mutsuzluk hissi çöküverir üzerine. Monoton olan hiçbirşeyden hoşlanmadığı gibi insanoğlu, monotonlaşan kendinden de hazzetmez. Bir tarafımız statükocudur evet, değişimden nefret eder, hayatın en büyük çelişkilerinden biri de burada yatar. Değişimi sevmeyen insanoğlu hep aynı kalan kendinden sıkılır. E en iyisi sıkılmayı beklememek elbette 🙂 Sıkılma beraberinde uyuşukluğu…

Patron ortalıktayken kötüleyen işletmeler

Küçüklüğümden beri bir işletmenin başarılı olması için patronun başında durması gerektiğini duyar dururum. Bazı patronlar da bunu duymuş olacaklar ki sahip oldukları başarılı işletmelere sadece bunu duydukları, bu cümleyi mahalle baskısı olarak hissettikleri için, yani işletmelerinde ‘bulunmuş olmak için’ işletmelerine arada bir uğruyorlar. Ve onlar geldiğinde herşey saçmalıyor. Hata yapmayan çalışanlar hata yapmaya, ortam gerilmeye,…