İnsan Kaynakları sistematiğinde gidecek çok yolumuz var

Geçen hafta Amerika’da, HRCI’ın daveti üzerine, uluslararası bir insan kaynakları sertifika sınavı olan HRBP sorularının global olarak geçerliliğini tartışmak üzere farklı ülkelerden İK’cılarla beraberdim. Bu toplantılara 2010 yılından beri katılıyor ve çok önem veriyorum. Hem ülkemizin sesini duyurmuş hakkını korumuş oluyorum :), hem de tüm dünyadaki insan kaynakları uygulamaları hakkında bilgi edinmiş oluyorum. 20131028-085307.jpgHakkını korumak ne demek diyeceksiniz 🙂 Şöyle: Bu sınavı dünyanın en büyük insan kaynakları organizasyonu SHRM’ün stratejik ortağı, Amerika’da hemen her İK’cıyı PHR, SPHR gibi ünvanlarla sertifikalandırmış olan HRCI yapıyor. Dolayısıyla çıkış noktası Amerika’nın insan kaynakları uygulamaları. Daha sonra bu içerikler benim katıldığım toplantı gibi toplantılarla uluslararası geçerliliği açısından tartışmaya aüçılıyor, daha sonra da pilot grup ve benzeri uygulamalarla güvenilirliği test ediliyor. Amerikan kültürü ve örneğin bizim kültürümüz arasındaki farklar dolayısıyla ‘yanlış görünümlü’ farklı cevap verilebilecek kavramları ayıklamak biz gönüllülere düşüyor 🙂

Gözlemlerime göre ‘yanlış görünümlü’ farklı cevap verilebilecek soruların temelinde genellikle güç mesafesi anlamında Amerikalılar ile Türklerin farklı duruşu yatıyor. Güç mesafesi (power distance) konusunda daha önce de yazmıştım hatırlarsanız, şuradan ulaşabilirsiniz. Güç mesafesi, hiyerarşinin bir toplumda ne kadar etkili olduğunun bir ölçütü. Biz Türklerde büyüklerin ve otoritenin tartışılmaz bir ağırlığı vardır ve pek çok sistem onlara işlemez, veya esnetilir (Y jenerasyonu bunu yerle bir etmek üzere geliyor o ayrı). Oysa Amerikalılarda güç mesafesi düşüktür. Sistem ve eşitlik herşeyden önce gelir. 

Örneğin ilk toplantılardan birinde, bir vaka tartışıyorduk. Bir çalışan yöneticisiyle bir sorun yaşıyor ve insan kaynaklarına gelerek 1-2 yıllık tecrübeli bir İK’cının karşısına geçip derdini anlatıyor. Bu durumda o İK’cı ne yapar? Amerikalıya göre cevap net, prosedürü işletir, o yöneticiyle temasa geçer falan. Bizde mümkün mü 🙂 Ben ve daha doğudan gelen İK’cıların tümü ‘bu ancak daha üstlerin çözebileceği bir sorun’ dedik. Yanlış görünümlü farklı cevap dediğim işte bu. Amerikalıya göre yanlış ama bizim dünyamıza göre doğru…

Bu seferki tartışmalarda üzerinden geçtiğimiz diğer dikkatimi çeken konulardan biri arabuluculuk (mediation). Şimdi yazdığım size uydurma gibi gelecek biliyorum ama Amerikalılar işte bunun bile bir prosedürünü yapmışlar 🙂 bir çatışma yaşandığında önce devreye arabuluculuk sistematik bir şekilde giriyor, bu işe yaramazsa başka prosedürler işletiliyor. 

Dikkatimi çeken bir diğer konu informal şikayet (informal grievance). Yazılı değil sözlü değil bakın, informal 🙂 İşte bunun da bir prosedürü var. Burada dayanamayıp ‘yok artık’ dedim ama anlamadılar neyse ki 🙂 Adamlar sistemi kokusunu aldıkları her şikayeti sistematik olarak inceleyip sonuçlandırmak üzere kurguluyorlar. 

İşte yazının başlığı buradan geliyor. Biz Türkler sisteme ve sistematikliğe o kadar da değer vermiyoruz, Türk usülü bir adalet algımız var (ilgili yazılara şuradan ve şuradan ulaşabilirsiniz.). Biz esnekliği seviyoruz. Güç mesafemiz çok, sistemden önde gelen bir hiyerarşi bağımlılığımız var. O nedenle de bizde yöneticisiyle sorun yaşayan çalışanın derdine çok derman olunamıyor, çoğu zaman işten ayrılma ile sonuçlanıyor. 

Tabii bu kadar sistematiklik de nereye kadar onu bilemiyorum 🙂 Zamanında az mı dalga geçtik şu şehir efsanesiyle: Amerika’da kedisini çamaşır makinasında yıkayan bir kadın ‘ama makinanın üzerinde kedinizi yıkamayın yazmıyor’ diye dava açmıştı 🙂 

Herşey gibi bu da bir kar-zarar dengesi (trade-off). Bu bağlamda Amerikalılar bir uca, biz diğer uca yakınız. Her zaman sistematiklikten ve standart uygulamalardan yana biri olarak (güçsüz/yeni/küçük olanın hakkını korumanın yolu) herşey gibi onun da fazlası zarar diye düşünüyorum. Sistematiklik abartıldıkça bence esneklik ve zeka kullanımı (ciddiyim, nasıl olsa nasıl yapıldığı yazılı diye kafa çalıştırmıyor insanlar) ve bazen doğallık/samimiyet azalıyor. Bir ara cinsel taciz algılanan hareketler tartışılıyordu Amerika’da, birinin omzuna dokunmak örneğin. Dokunmak var, dokunmak var, ve siz kötüyü engellemek adına samimi ve doğal olanı da yok ediyorsunuz. 

Reklamlar

İnsan Kaynakları sistematiğinde gidecek çok yolumuz var” üzerine 7 yorum

  1. Yazdıkların ilginç.
    Tam da bugün okulda yazdıklarına benzer, zor ve ilginç bir durumun altından, kavga etmek yerine sırıtarak çıkmışken, yorumlar pek bir tanıdık geldi. 🙂
    Dediğin doğru, “Vur” deyince öldürüyoruz ve bazen “Kraldan çok kralcı” olanlar yüzünden de olaydan sapıyoruz. Çevremizde sorumluluk almaktan bile korkan, dalkavukluk yapan kişiler olduğu sürece, adil olmak, hak korumak filan… rüya gibi uzak geliyor bana şimdilik.

  2. Özlem Hanım merhaba,
    Öncelikle böylesine faydalı bilgileri paylaştığınız için teşekkür ederiz. Blogunuzu sıkı bir şekilde ve zevkle takip ediyorum. Sizden bir çok öğrendiğimi / öğrenmeye adım atmamı sağladığınızı bilmenizi isterim.

    Merakım şudur: Sizin HRBP sertifikası sahibi olduğunuzu biliyorum. Ülkemizde bu sertifikasyon sisteminin yaygınlığı, sertifika sahibi olmanın artısının neler olabileceğinden bahsedebilir misiniz? Değerli vaktinizi harcayarak çok kısa bilgi verirseniz çok memnun olurum.

    Şimdiden geri dönüşünüz için teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.
    Eda Erol

    • Merhaba

      Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim 🙂

      HRBP sınavı şu an çok yaygın değil, zaten sınav da çok yeni bir sınav. Ancak ileride bu tip sertifikasyonların gereksinim haline geleceğini düşünüyorum. Yurtdışında çalışmayı düşünüyorsanız ise kendinizi kanıtlamak için kullanacağınız harika bir fırsat.

      Ayrıca bu tip bir sınava hazırlanmak çok geniş bir perspektif katıyor mesleki açıdan. Kişisel gelişimi önemsiyorsanız bu önemli.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s