Yöneticilikte bir kilometre taşı: Eyvah çalışanım gidiyor!

Tatildeydim. Ofis yıldızlar kadar uzak gibiydi. Zaten tatilden hemen önce ekip iyice yerine oturmuş, ‘oldu bu iş’ kıvamına gelmiştik. Tatile ilk defa bu kadar huzurlu çıkmış bile olabilirdim. Ki, bir ‘konuşabilir miyiz?’ mesajı geldi. Güzel bir teklif almıştı. Ne diyordum? Ne mi diyordum?? Ama ama… Hani tam işler oturmuştu? Hani artık ‘öğrenme eğrisi’nin son düzlüğüne…

Yöneticinin referansı sadece üstleri olmamalı

Eskiden profesyonel hayattaki kaderimizi sadece yöneticimiz belirlerdi. Performansımızı sadece yönetici verir, dolayısıyla da terfimize de sadece o karar verirdi. Tabi paralelinde işe alımcıları etkileyecek referanslar da hiyerarşide yukarıda olanlardan gelenlerdi. Referans mektuplarını bir önceki işimizdeki ilk yöneticimiz ve tepe yöneticimizden aldığımızda işlem tamamdı. Ancak sadece üstlerin bakış açısıyla yönetici atamanın sağlıksızlığı ortaya çıktığından beri artık…

‘Hayır’ demenin dayanılmaz hafifliği

Birkaç senedir gündemimdeydi koçluk eğitimine gitmek. İşim için çok gerekli bir ‘şapka’ olduğunu düşünüyordum. Nerede ne zaman hayalimi rafa kaldırdım orası meçhul. Halbuki yeni sorumluluklarım daha da gereksinim haline getirmişti koç olmayı. Sonra bir gün masamın üzerinde bir kitap buldum. PERYÖN’ün twitter’daki #esneksaat konulu twit çağrısında yazdıklarımla kazanmışım. Şirketimin diğer şirketlerden farklı, insanı gerçekten özgürleştiren…

Turkcell Kıbrıs yolcularını kazıklıyor mu?

İnternet’in Maslow’un piramidinin en altına yerleştiği günümüzde (bu çizime mutlaka facebook veya twitter’da rastlamışsınızdır) yolumuz Kıbrıs’a düştü. Bir araştırdık ki Turkcell Kıbrıs’ı yurtdışı kabul ediyormuş, Amerika’da telefonumuzu kullanmak ne kadar pahalıysa Kıbrıs’ta da öyleymiş. İyi dedik, akıllı yurtdışı paketi aldık geldik. Ama çok harcamayalım diye de Amerika seyahatlerinde daha önce denediğim ve apple sayfalarında da…