Sosyal takdir bize uyar mı?

Son yıllarda gelişen bir uygulama olan ‘çalışanların birbirlerini davranışları için takdir etmesi’ uygulaması sosyal araçlara taşınıyor. Towers Watson’ın 2011/2012 Yetenek Yönetimi ve Ödüllendirme Araştırması’na göre, cevap veren şirketlerin globalde %35’i, Amerika’da %26’sı ‘sosyal takdir’ uygulamalarını kullanıyorlar.

Takdir uygulamasının çeşitli amaçları var. Öncelikle sürekli çalışanlarından daha fazlasını bekleyen şirketler, motivasyon arttırmanın yeni yollarını bulmaya çalışıyorlar. İkincisi, kurum kültürü oluşturmak veya iyileştirmek için belirlenen değerler veya yetkinlikleri benimsetmekte işe yaramasını bekliyorlar. Bir diğer amacı, herşeyin sadece ‘sonuçlar’ olmadığını, davranışların hayatımızdaki önemli yerini göstermek. Sadece büyük başarıların ödüllendirilmesinin yarattığı moral bozukluğuna birebir. Çünkü aslında maddi ödülün verdiği motivasyonla gerçek bir takdirin verdiği motivasyonun yarışabileceğini savunan pek çok kişi var (ben de katılıyorum). Ve pek çok insan kariyeri boyunca görev tanımı gereği ‘ödül’e değer katkılar yapmaya fırsat bulamayabiliyor, ancak bu insanların arasından yaptıkları ufak katkılarla katalizör görevi üstlenen çok. Bu katalizörleri tespit eden sistem olma iddiasında takdir uygulamaları.

Türkiye’de bazı şirketlerde (özellikle globalden beslenen) de takdir uygulamaları görmek mümkün. Ancak takdir uygulamalarıyla ilgili bir sorun var. Amerikan kültürü herkesin içinde yapılan teşekkürden memnun olurken, Türk kültürü birebir teşekkür edilmesini tercih ediyor (1). Herkesin içinde yapılan teşekkürü utandırıcı bulabiliyor. Ufak ödüller için bir çaba sarfediyor olmayı kendine yediremeyebiliyor.

Şirketler y neslinin şirketlerde yoğunlaşması ve sosyal medya uygulamalarının artmasıyla takdir uygulamalarını ‘şirket içi sosyal medya’larına taşımaya başladılar. Çalışanların birbirlerini önerebildikleri, diğer çalışanların ‘beğen’ butonu mantığıyla ‘alkış’layabildiği, birbirlerine puan verdikleri ve bu puanlar toplandığında ekstra izin, akşam yemeği gibi küçük ödüllendirmelerle değiştirebildikleri uygulamalar hayatımıza giriyor. Bu tip kurumsal uygulama geliştiren firmalardan Kudos uygulamasına üyelik 49$dan ve her bir kullanıcı için ödenen ücret aylık 1$dan başlıyor. Benzer bir uygulama yapan Skytron’un yıllık masrafı 110 çalışan için 6000$ civarında. Bu rakama yıllık sistem maliyeti olan 500$ dahil. (2)

Sosyal araçlarla desteklenen takdir programları Türk insanının bu programlara daha sıcak bakmasını sağlar mı? Sağlar diyorsak bir sonraki aşama sosyal ağlara ve araçlara mesafeli duran nesilleri nasıl bu duruma entegre edeceğiz sorusuna yanıt aramamız gerekiyor.

(1) Carrot Culture (Chester Elton) kitabından. Towers Watson araştırması.
(2) SHRM HR Magazine, Ekim 2012

20130216-010454.jpg

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s