Katılımcı Beyanına Dayanan Araştırmaların Doğruluğundan Emin Miyiz?

Önce bir araştırmayla[1] başlayalım:

DDI Group’un 74 ülkeden 1897 İK profesyoneli ve 12423 lider ile yaptığı araştırmaya göre, çalıştığı kurumdaki liderlik becerisini iyi veya çok iyi bulanların oranı 38%.

Liderlik yetiştirme programlarının etkili bulanların yüzdesi  %37, üstelik bu rakam 2007’den beri bir değişim göstermemiş.

Yani liderlik gelişim programlarını etkin bilen araştırmaya katılanların sadece üçte biri.

Bu istatistiklerin arkasından size ‘liderlik eğitimi sınıfta verildiğinde etkin olur mu?’ sorusunu yöneltsem (ki bu soru konferansta konuşmacı Richard Wellins tarafından 700 kişilik seyirciye soruldu), ne derdiniz? Bizim salonda sadece 2 kişi el kaldırdı.

Ama araştırmalara göre o iki kişi haklıydı:

Bu grafiğe göre katılımcıların %73’ü hala sınıf eğitimini etkili buluyor. Wellins bu iki sonucu “eğitimi pek çok yöntemin birleştiği bir eğitim yolculuğuna dönüştürün” şeklinde bağladı.

Ama, sizde de bir soru işareti oluşmadı mı? Bırakın bu araştırmayı, sınıf eğitiminin etkinliği son zamanların en tartışılan konusu iken, nasıl %73 gibi büyük bir çoğunluk etkili olduğunu söyler?

Şimdi başka bir araştırmaya geçelim. Neuromarketing araştırmasına[2].  Bu araştırma, katılımcılara anket doldurtup, daha sonra bu ankete verdikleri cevapları gösterilen görüntülere baktıklarında beyinlerinin ısınan bölgesi ile kıyaslayan bir deli araştırma. Katılımcılara şu soru soruluyor: “Sigara paketlerinin üzerindeki resimler sigara içme isteğinizi azaltıyor mu?” katılımcılar bu soruya evet diye cevap veriyorlar. Rasyonel beyin devrede, bu sorunun cevabı evet olmalı. Daha sonra aynı katılımcılara kafalarına beyinlerinin hangi bölgesinin ısındığını ölçecek cihazlar takılıyken bu resimleri gösteriyorlar. Bulgular inanılmaz: Isınan bölge kişilerin sigara istediği zaman ısınan  alanla aynı. Yani rasyonel aklınız ankette size sigara içmemi baskılıyor dedirtirken aslında bu resimler sizde tam ters etki yaratıyor, ve sigara içmek istemenize yol açıyor.

Bu durumda, acaba dememek ne mümkün: Acaba, sınıf eğitimlerinin etkin olmadığını söylersem bir daha sınıf eğitimlerine gidemem diyen rasyonel akıllarımız mı bizi sınıf eğitimlerini bu kadar yüksek notlattırıyor? Yanlış anlamayın, sınıf eğitiminin karşısında değilim, yazılarımı okuyanlar beni bilenler  her türlü eğitim fırsatından sonuna kadar yararlandığımı bilir :), sadece buradaki ikileme dikkatinizi çekmek istiyorum.

Ve sizi bu soruyla başbaşa bırakıyorum: katılımcı beyanına dayanan araştırmaların doğruluğundan emin miyiz?


[1] Ben araştırmayı PERYÖN kongresinde dinledim. Ayrıntı için: DDI 2011 Global Leadership Forecast http://www.ddiworld.com/DDIWorld/media/trend-research/globalleadershipforecast2011_globalreport_ddi.pdf

[2] Buyology, Martin Lindstorm. Alışverişin rasyonel olmadığının farkındaysanız ve neyi neden alıyoruz diyorsanız okumalısınız.

Reklamlar

Katılımcı Beyanına Dayanan Araştırmaların Doğruluğundan Emin Miyiz?” üzerine bir yorum

  1. Geri bildirim: İK’nın evrimi: Çalışan Deneyimi Tasarımcısı olmak | Engagement: İK ve Sosyal Medya için

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s