Türk Şirketlerinin Aşması Gereken Bariyer: Güç Mesafesi (Power Distance)

“Sen küçüksün, sus”, “Sen küçüksün, anlamazsın”larla büyüdük biz. Hele bizden önceki nesil bu cümleyi bile duymazdı, haddini bilir büyüklerinin işine hiç karışmazdı. Bizden sonraki Y nesline evde sökmese de bu cümle, iş hayatına dahil olduklarında iş dünyasında hala güç mesafesini koruyan yöneticiler hakim olduğu için sesleri çok gür çıkamıyor.

Güç mesafesi, “bir organizasyonda (mesela ailede) daha güçsüz bireylerin, gücün adaletsiz dağılımını normal olarak görme ve kabul etme durumu” olarak tanımlanıyor.[i] Evde babanın, sokakta yaşlının, işyerinde kıdemlinin daha çok sözünün geçtiği kültürler, güç mesafesi yüksek kültürler. Ancak bu kültürlerin kurumsal hayat için büyük bir dezavantajı var. Kurumlarda “küçük”, “büyüğüne” karşı söz söyleyemediği için, hataları, farklı bakış açılarını, yeni fikirleri yutmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla kararlar, sadece hiyerarşide üst katmanlarda oturanların bakış açısının yettiği bilgi ile limitli kalıyor.

Abartıyor muyum? Buyrunuz bir örnek verelim. Kore Havayolları bir zamanlar yüksek kaza oranı ile dikkat çekiyor. Kazaların araştırmasında ise teknik bir sorundan kaynaklanmadığı görülüyor. Araştırmalar ilerlediğinde, sorunun, pilotun hata yaptığını farkeden ikinci pilot veya diğer kabin ekibinin sesini çıkaramamasından kaynaklandığı görülüyor. Çünkü Kore, güç mesafesi yüksek olan kültürlerden. Daha da şaşırtıcı olan, güç mesafesi kavramını ortaya atan Hofstede’nin oluşturduğu “güç mesafe endeksi listesi”[ii], uçak kazalarının ülkeye göre sıralaması ile birebir tutuyor.[iii]

Güç mesafesi açısından Türk ve Amerikan kültürlerini kıyaslasak, ailede abla kelimesinin karşılığı olmamasından (sadece kız kardeş var), ofislerde hanım-bey yerine sadece isim kullanılmasından iki kültürün “daha yaşlı-daha kıdemli” olmaya verdiği değer hakkında bir fikir sahibi oluruz.

Güç mesafesi, Türk şirketleri için önemli handikaplardan. “Ben bilirim” diye egosu şişmiş olan yöneticiye bir de ünvanı ve kıdemi nedeniyle ona karşıt fikirlerini açıklamaya çekinen çalışanlar eklenince, ekiplerin ancak liderleri kadar ileriye gidebildikleri, diğer takım üyelerinden faydalanamadıkları, hataları engelleyebilecekken sadece dedikodu ortamında konuşup karaya oturunca da ‘ben demiştim’ diyen çalışanlardan oluşan şirketler karşımıza çıkıyor. Bu risk, güç mesafesinin katlandığı aile şirketleri için çok daha ciddi bir risk.

Son sözü yine Malcolm Gladwell’e verelim: “Uçaklar, en deneyimsiz pilot uçururken daha güvenlidir. Çünkü o hata yaptığında bunu söylemeye kimse çekinmez.”


[iii] Yine Malcolm Gladwell, yine Outliers. Ne çok bu kitaptan bahsediyor demeyin, tüm kitabı sizlere anlatasım var, o kadar çok şey öğrendim ki.

“Business Man Receiving Applause” by Ambro, Free image courtesy of http://www.freedigitalphotos.net

Reklamlar

Türk Şirketlerinin Aşması Gereken Bariyer: Güç Mesafesi (Power Distance)” üzerine 3 yorum

  1. Böyle durumlar yazıda da belirtildiği gibi aile şirketlerinde daha yoğun yaşanıyor. Bu gibi durumları değiştirecek olanlar kimler? asıl sorun bu!!

  2. Geri bildirim: #HRTechWorld’ün ardından: Geribildirim problemini teknoloji çözebilecek mi? | Engagement: İK ve Sosyal Medya için

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s