Noktaları fırsat olarak görebilmek, noktaları birleştirebilmek

Kariyer yolculuğunuzda bazen karşınıza o an için abuk subuk görünen, angarya iş gibi gelen, yapılması anlamsızmış gibi hissettiğiniz işler çıkıyor. Veya çok istediğiniz birşeyin gerçekleşmesini engelleyen ve sizi başka yollara iten olaylar. Enteresan bir şekilde geleceğinizi, işte tam bu anlardaki tutumlarınız belirliyor.

New York’un günümüzdeki en ünlü avukatlarının başarılı olma sebeplerinin birincisinin, zamanının en ünlü avukatlık bürolarına yeterince elit olmadıkları için alınmamaları olduğunu biliyor muydunuz? Mecburen kendileri büro açmak durumunda kalıyorlar. İkinci sebebinin yine zamanının ünlü avukatlık bürolarının bakmaya değer bulmadığı davalarda uzmanlaşmaları ve bu davaların ekonominin serbestleşmesiyle en değerli davalar haline gelmesi olduğunu?[i] Tabii o bürolara alınmadığı için mesleğinden vazgeçen, veya o davaları kendi de değerli bulmayanların sonunu bilmiyoruz.

Peki Bill Gates’in lise çağlarında gece (yoksa sabah mı demeliyim?) 3:00-6:00 saatleri arasında, sadece o saatlerde müsait olan bilgisayarın başında kod yazdığını biliyor muydunuz? “Aman bana ne beaa bu saatte bilgisayar boş olsa ne” diye düşünmeyip bunu fırsat olarak görmüş. Seneler sonra da zaten “ben çok şanslıydım” diye anlatmış kendi yolculuğunu.[ii]

Anahtar burada yatıyor galiba. Karşımıza çıkan herşeyi engel, yük, zorluk vesaire değil fırsat olarak görebilmek. Bazen de içgüdülerimize güvenebilmek. Steve Jobs, Stanford Üniversitesi’ndeki muhteşem konuşmasında, üniversiteyi terk ettikten sonra maddi olarak istediği dersi alma özgürlüğü sayesinde aldığı kaligrafi dersinden bahsediyor. Arkadaşlarının neden bu dersi aldığını anlayamadıklarını anlatıyor. Ve diyor ki “10 sene sonra Mac’i tasarlarken öğrendiklerimi hatırlayıverdim. Bugün bilgisayarlarınızda kullandığınız o güzel fontları işte o derslere borçluyuz”. Ve dinlediğim günden beri aklımdan hiç çıkmayan şu saptamayı yapıyor: “Hayatı yaşarken önünüze çıkan noktaların bağlanıp sizi nereye götüreceğini kestirebilmek zor, ancak geriye baktığınızda bu bağlantıları görebiliyorsunuz. O yüzden noktaların biryerde birleşeceğine inanmanız gerekiyor”. [iii]

Image

Gelelim kendi yolculuğumuza. Seneler önce Fulbright’ta çalışırken SAT dersi almak isteyen bir öğrenci çıkmıştı. Evet ben Matematik bölümü mezunuydum, ama hiç öğretmenlik yapmadığım gibi SAT’nin sistemi bizim sistemimizden çok farklıydı. Akşamları işten çıkınca SAT kitaplarını oturup önce kendim çalıştım, sonra birkaç öğrenciye ders verdim, ama sadece birkaç öğrenciye. Devamı gelmedi. Bir ara söylendiğimi hatırlıyorum, bu kadar çabaya değdi mi diye. Bir ay geçti geçmedi, en yakın arkadaşım aradı, “GMAT’e gireceğim, 3 günüm var beni çalıştır”. Olacak iş değil diye itiraz ederken, GMAT SAT’nin birazcık zoru, yaparsın dedi. E en yakın arkadaşım, oturdum önce kendim çalıştım, sonra 3 gece onunla kampa girdik. SAT ve GMAT olayı tamamen kapandı derken, Bilkent Üniversitesi’nin çalışanlara yönelik akşamları dersleri olan bir MBA programı olduğunu ve bu programa GMAT’ten 650 üzeri puan alanların burslu girebildiğini ve başvuruların sadece 15 gün sonra bittiğini öğrendim! Hayatımda en çok istediğim şeylerden biri olan MBA hayalim bir adım uzaktaydı ama o bir adım 15 gün içinde GMAT’e girip iyi bir puan alabilmekten geçiyordu 🙂 Tam Steve Jobs’ın dediği gibi. SAT ve GMAT öğretmenliğinin bana ne katacağını, noktaların nereye bağlanacağını o ilk an görmem mümkün değildi. Üstelik o ilk SAT dersini vermemiş olsaydım, 15 gün sonra GMAT puanına ihtiyacım olduğunu öğrendiğimde, bunu yapabilme gücünün bana zamanında sunulduğunun da farkında olmayacaktım.

Sanırım bu da ikinci önemli nokta. ‘Fırsat’ları kaçırdığımız zaman arkamızı döndüğümüzde onların kaçtığını bile farketmeyebiliyoruz.

Çok sevdiğim bir hikaye var. Yaşlı adamın köyünü sel basar. Sular yükselirken arabayla geçenler seslenirler: “Amca sel geliyor gel bizimle”. Amca gayet sakin, “Merak etme evladım, ben Allah’a inanırım, o beni kurtarır”. Sular biraz daha yükselir, bu sefer botla kurtarmaya gelirler amcayı. Amca gayet sakin, “Merak etme evladım, ben Allah’a inanırım, o beni kurtarır”. Sular evlerin çatısına kadar yükselir, bir helikopter görünür, “amca ipe tutun” diye seslenirler. Amca hala sakin, “Merak etme evladım, ben Allah’a inanırım, o beni kurtarır”. Derken sular evleri de yutar, amca boğulmak üzereyken “Ey güzel Allahım, bunca sene sana ibadetimi aksatmadım, sen neden beni kurtarmadın?”. Derinlerden bir ses gelir “Ey salak kulum, sana araba yolladım binmedin, bot yolladım binmedin, helikopter yolladım onu da istemedin, daha ne yapsaydım?”


[i] Malcolm Gladwell, Outliers. Çok aradım ama Türkçe çevirisi yok maalesef. Buradan yayıncıya sesleniyorum, Türk insanını bu kitaptan mahrum bırakmayın. Çevirmeye de gönüllüyüm 🙂
Yazmıştım ama bir değerli okuyucumuzdan kitabın çevirisinin linki geldi, teşekkür ediyoruz: “Türkçe çevirisi de Outliers- Çizginin Dışındakiler olarak http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=454720#Scene_1 sitesinde mevcut. ”

[ii] Yine Outliers.

[iii]Bu linkten http://www.youtube.com/watch?v=9Gj-pwYQFKI Türkçe altyazılı videoya ulaşabilirsiniz

“Puzzles Connect” Image courtesy of cooldesign / FreeDigitalPhotos.net

Reklamlar

Noktaları fırsat olarak görebilmek, noktaları birleştirebilmek” üzerine bir yorum

  1. Merhaba Çiğdem hanım güzel bir derleme yapmışsınız.Dün bende bu konuya yakın bir yazı kalem almıştım.
    Eğitim sistemimizin durumuna bağlı olarak bireylerin hala elindeki imkanları yada fırsatları iyi değerlendiremediğini düşünüyorum.Genelde statü ve başarıların altın tepside bize sunulması beklenir.Hayal etmeyeceksin,çalışmayacaksın,mücadele etmeyeceksin sonra beklenti içinde olacaksın…
    Engeller çıktığı zamanda kendi etrafında dönmeye çalışacaksın.Kolaya alışan toplumlar önündeki fırsatları değerlendirmeme bakar çünkü zaten birileri önüne koyacak bir şey..Mutlu olsa ne olur mutsuz olsa ne olur sonuçta geliyor…

    Bu hafta üniversite kayıtları vardı bir çok aile ve öğrenci ile görüşme fırsatı buldum.Çoğu öğrenci memur olma hayalinde neden bu bölümü tercih ettiğini sorduğumda şey hım ..duydum….Mezun olunca da bu yöne mi gitsem tezgahtarlık mı! yapsam zihniyeti…Zamana yazık,emeğe yazık

    Lise ve üniversite hayatımız fırsatları değerlendirememenin ah vahı ile geçiyor…

    Daha önce sosyal medya platformunda paylaştığım bir formülle yola çıkarsak “özgüven+motivasyon+ kararlılık+ bilgi+tecrübe=gülen yüzler ve başarı demek”…

    Sevgi ve saygılar

    Gökhan Yılmaz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s