Your ‘satisfied but not engaged’ employees won’t go for that extra mile – they are not going anywhere either

Managers tend to believe that when they do create a nice environment to work, that is, competitive salaries and a nice office, employees will embrace the company like their own business. Yet they are usually disappointed by a spiritless workforce. The problem is that the managers usually ignore hygiene factors of motivation, and the difference between…

Yöneticiniz çağırmak üzere, performans görüşmesine hazır mısınız?

Yılı bitirmek üzereyiz ve pek çok şirkette performans değerlendirme dönemi başlıyor. Yöneticiniz sizi görüşmeye çağırdığında ne yapacaksınız, planladınız mı? Performans yönetimi aslında tüm seneye yayılması gereken bir süreçtir, çalışanın yöneticisinden sürekli yapıcı geribildirimler alarak performansını daha iyi seviyelere taşımasını amaçlar. Ancak pek çok şirkette performans yönetiminin senede bir kez yapılan bir değerlendirmeden ibaret olması performans…

Akıllı telefonunuzu kişisel eğitim portalınıza dönüştürün: Boş zamanlarınızda öğrenin

Kişisel gelişimi için vakit ayıramamaktan şikayetçi misiniz? Akıllı telefonlarda geliştirilen uygulamalarla artık kişisel gelişimimiz için boş kaldığınız, sıkıldığınız an telefonunuza uzanmanız yeterli. Twitter’da doğru kişileri takip ederek inanılmaz güzel makaleler, araştırmalar, infografiklere ulaşıyorsunuz, ancak bir derdiniz var: o an o makaleyi okuyacak vaktim yoksa uçup gidiyor! Önce bu sorunu her beğendiğim linki e-posta olarak kendime…

Sorunu çözmenden daha önemlisi BENİ önemsemen…

Scott Stratten’in¹ muhteşem kitabı Unmarketing’de muhteşem bir cümle var: “İnsanlar şikayet ettiklerinde ilk istedikleri telafi değil onaylanmaktır.”² Bu cümleyi duvara asmalı, ve ne zaman bir müşteri veya çalışanla problem yaşansa okumalı. İnsanlar özel olmak, önemsenmek istiyorlar ve bunu onlara hissettiren sorunun telafisinden de önce dinlenmek ve anlaşılmak. Kitapta örnek verilen olayda pizzası hem yanlış hem de…

Davranışlarınızla sözleriniz farklı yönü gösteriyorsa, hangi yöne gideceğiz?

“Söylediğimi yap, yaptıklarımı yapma” diyenlerin aksine Amerikalılar liderlik tarifinin olmazsa olmazı olarak “walk the talk”, yani “söylediklerinizle aynı doğrultuda davranın” diyorlar. Aslında bu cümleler arasındaki derin uçurum liderlik (liderlik deyince sadece işe odaklanmamak gerekir, insan kardeşinin veya çocuğunun da lider figürü aslında) konumunda neden istediğimiz yönün dışında yönlere gidildiğinin net bir açıklaması. Çok zaman oldu,…